Ahmed

Ahmed kelimesi, Saf Sûresi 6. ayette, "ismuhu Ahmed" (onun ismi Ahmed'dir) şeklinde geç­mektedir. Burada Ahmed isminin kendisi alem/özel isim olarak murad olunduğu gibi, mana ola­rak murat olması da mümkündür. Yani adı gayet memduh ve güzel demek de olabilir. Hz. Muhammed'in bir ismi Ahmed olduğu gibi, Muhammed ismi de aynı "hamd" maddesinden türetilmiş güzel ve en öğülecek bir isimdir. Ahmed isminin bizzat kendisinin murad olunması mümkündür. Hadislerde şöyle geçmektedir:

"Benim çeşitli isimle­rim vardır: Ben Muhammed’im, ben Ahmed’im, ben Haşir’im..."

Ahmed kelimesi, "hamd ede­rim" manasına, fiil-i muzarî, nefs-i mütekellim vahde sigasında tü­remiş ise de, meşhur olanı ism-i tafdıl olmasıdır. İsm-i tafdillerde asıl olan fail manasına olmak ise de "meşhur" manasına "eşher" gibi ism-i mef'ul manasına olması da mümkündür. "El ûdu ahmed" tabirinde olduğu gibi "ahmed" kelimesinin mahmudiyyetten tafdil manasına geldiği de ifade edil­miştir. Hamidiyetten (hamd eden) olduğunda, "en ziyade hamd eden", mahmudiyetten ol­duğunda ise, "en ziyade hamd edilip övülen" demek olur. Özel isim olması durumunda, bu an­lamların birinde nakledilmiş ola­rak bu isimle isimlenen kişi kast edilmiş olur.

Alusî tefsirinde; Yuhanna İncili'nin onbeşinci faslında "Pede­rin göndereceği Hak ruhu Farak­lit, size her şeyi talim edecektir... Pederin göndereceği Ruhu'1-Kudüs Faraklit size her şeyi talim edecektir, benim söylediğim sözü hatırlatacaktır..." "Ben gitmezsem Faraklit size gelmez, amma gitti­ğimde O'nu size gönderirim, o vakit de âlemi hatalarından dola­yı uyaracaktır..."

Ayrıca on dördüncü babda:

"Pederden size ilelebed beraberi­nizde sabit kalacak diğer bir Faraklit vermesini dilerim...." Bunla­rı naklettikten so a, "Faraklit ke­limesi, hamd'i işaret bir kelimedir" der ve bu kelimeden murad oluna­nın Ahmed olduğunu belirtir.

Nasara'nın bazısı bunu "Hammâd" bazısı da "Hamid" diye tefsir etmişlerdir. Bu, kelime­nin medlulunda Ahmed (veya Muhammed) (s.a.v.)'e işaret vardır, demektir.

Eski İncil tercümelerinde bu kelime Faraklit veya Paraklit diye aynen muhafaza edilerek gösteri­lirken, yakın zamanlarda basılan İnciller'de "teselli edici" diye ter­cüme edilmiştir. [72]


16.02.2009 tarihinden beri 3102 defa okundu. Son takip: 16.10.2017 - 10:30