Mevt

el-Mevt, beş şekilde tefsir edilir:

1. Halkedilmemiş nutfe (suret ve­rilmemiş canlı)

"Halbuki siz ölüler (halkedilmemiş nutfeler) idi­niz size hayat verdi (sizi halketti ve size ruhlar verdi)." [270]

"Bizi iki kere mevt ettin (biz birinci ölüm demek olan nutfeler halinde bulunuyor iken bizi halkettin)..." [271]

"Hayy'dan (canlıdan) meyyiti (nutfeyi) çı­karırsın." [272]

"Kimdir; meyyitten hayyı çıkaran, hayydan meyyiti çıkaran?" [273]

"Meyyitten hayyı çıkarır, hayydan meyyiti çıkarır." [274]

2. Tevhidden sapmış/dalâlette olan kimse

"Meyyit (hidâyetten sapmış/dalâlette) iken ken­disine hayat (hidâyet) verdiğimiz..." [275]

"Hayylar (diriler, mü'minler) ile emvât (ölüler mesabesinde bulunan kâfirler) bir ol­maz." [276]

Bu, Yüce Allah'ın kâfirler ile mü'minler için darbettiği bir meseldir.

"Doğrusu sen mevtaya (îmânı işitmek hususunda ölü­ler mesabesinde olan kâfirlere) işittiremezsin." [277]

"De ki: "Ben sizi ancak vahy ile uyarıyorum Ama ne kadar uyarılsalar da sağırlar çağrıyı işitmezler"[278]

3. Toprağın verimsizliği ve nebatın az­lığı

"Rahmetinin/önünde rüzgârları müjdeci olarak gönde­ren O'dur. Nihayet bunlar ağır yüklü bulutları hafif birşey gibi kaldırdıklarında Biz onları meyyit (nebatsızhktan dolayı ölmüş) bir beldeye sevkederiz de..." [279]

"Onunla (o su ile}, ölümünün ardından arzı {ço­raklığının ve nebatsızlığının ardından toprağı nebat ile) canlandırırız"[280]

"Meyyit arz (çoraklık ve nebatsızlıktan dolayı ölmüş toprak}, ona hayat verdik (onu nebat ile canlandırdık}"[281]

(Kur'ân'da geçen) beldeten meyten (ölmüş belde) ve el-ardu'l-meyte (ölmüş arz) ibareleri, "kurak ve ve­rimsiz toprak" ve ahyeynâhâ (onu canlandır­dık/ona hayat verdik) ifadeleri de "bitkiyle onu canlandırdık" demektir.

4. Dünyadaki rızkını tüketmemiş olduğu halde, ceza olmak üzere ruhun/canın alınması

"So a (ey İsrâîloğulları/şükredesiniz diye mevtinizin ardından sizi ba's ettik (ey İsrâîloğulları, Mûsa’dan taleb ettiğiniz şeyler dolayısıyla -ceza olmak üzere- sizi öldürdük, ardından da tekrar dirilttik)." [282]

"O kimseler ki, hazere'1-mevt (ölüm korkusuyla) di­yarlarından çıktılar -ki onlar binlerce kişiydi- bu­nun üzerine Allah onlara, "Mevt olun (ölün)!" dedi." [283]

Onlar da öldüler ve sekiz gün ölü olarak kaldılar. [284] Bunun ardından Allah onları tekrar diriltti.

5. Bizatihi mevt (ölüm): ecellerin gelmesi sonucu ruhların/canların çıkması -ki bu da, ölen kimsenin dünyaya dönüşünün sözkonusu olmadığı ölümdür-

"Şüphesiz sen de meyyit olacaksın (öleceksin), şüphe­siz onlar da meyyit olacaklar (ölecekler)." [285]

"Her nefis mevti tadacaktır." [286]

Buradaki "ölüm", kişinin Diriliş Günü'ne kadar tekrar dünyaya dönmesinin sözkonusu olmadığı ölümdür.


16.02.2009 tarihinden beri 2606 defa okundu. Son takip: 17.11.2018 - 01:27