Sefere

Sefere, kulların amellerini yazan değerli melekler. Sefere, "kâtib", "ketebe" gibi "safîr"in çoğuludur. "Safîr", "ketb" vezninde ve aynı ma­nada yazı yazmak demek olan "sefr"den "kâtib", kitap yazıcı, hattat demektir.

Nitekim, bu maddeden, "sîn"in kesri ile "sifr" kitab demektir. Bu maddenin aslı örtülü şeyi açmak, keşfetmek manasına geldiği için, yazı yazmanın da bir nevi meramı açığa vurmak, keşf ve açıklamak demek olduğundan dolayı, yazmağa "sefr", yazana "safir", yazılana da "sifr" denil­miştir.

Aynı anlamdan hareketle, "sefr" süpürmek manasına da kullanılır. "Safir" süpürüp temiz­leyen anlamına gelir. Bîr yerden bir yere gitmek manasına gelen "sefer"den "safir", misafir veya seferber manasına gelirse de bu­nun çoğuluna "sefere" denilmeyip, "esrar" veya "süffâr" denilir. "Safir"in bir de sefîr/elçi/temsilci anlamında kullanımı vardır. Bu­nun masdarında, seferden ziyade "sifâret" ve "sefaret" kullanımı daha yaygındır.

Şu halde, sahifelere nazaran sefere; yazan ketebe, getiren süfera, süpürüp temizleyen kitap muhafızları, kitapçılar anlamına da gelebilir. Çoğu müfessir, kete­be ve süfera kelimelerini melek olarak da tefsir etmişlerdir. [162]


16.02.2009 tarihinden beri 1852 defa okundu. Son takip: 19.11.2018 - 03:00