En'am

Enâm, mahlukat ve yeryüzünde hareket eden her şey demektir.

En'âm kelimesi "ne'ame"nin çoğulu olup En'am Sûresi'nde 142-144'te açıklandığı üze­re, ehil hayvanlaradan deve, sı­ğır, davar (koyun ve keçi)a denir ki, yumuşaklık manasına gelen "nu'umet"den alınmadır. Pençeliler bir tarafa, beygir, katır, eşek gibi "hafir" denilen tek tırnaklı­lar bile "en'âm"a dahil değildir.

"Behîmetü'l-en'âm" deyimi "çam ağacı" gibi izafeti beyaniyye olup "en'âm denilen behîmeler" demektir. Hac: 22/30 ayetinde de belirtildiği gibi, "en'âm"ın ne ol­duğu ve helalliği ayetlerle bildi­rilmiştir. Bunlara benzeyen cey­lan, geyik ve benzeri av hayvan­ları da "en'âm"a dahil edilerek helal kılınmış olur. "Behîme"den maksat, "en'âm"ın dışındakiler demek olur. İzafet-i lâmiyye teşbihiyle "en'âm" gibi olan "behâim" demektir. Bu şekilde, geviş getirmeleri ve köpek dişlerinin olmaması bazı vahşi hayvanların helal olduğunun işaretleri sayıl­mıştır.

Ayrıca "en'âm"ın, Kâmûs'ta, halk, cin, ins yahut yeryüzünde­ki mahlukât anlamına geldiği de ifade edilmiştir.[79]


16.02.2009 tarihinden beri 2527 defa okundu. Son takip: 16.10.2019 - 11:09