Tebettul

Lügatta, "kesmek" anlamına gelir. Nitekim, Hz. Meryem, kendisini dünyadan soyutlayıp, ibadete verdiğinden dolayı ona "Betûl" denmiştir.

Arap dilinde, erkeklere rağbeti olmayan ve onlarla ilgilenmeyen kadınlara da "betûl" denir.[120]

Câhiliye döneminde bu kavramın, temiz, el değmemiş manasına kullanıldığını el-A'şâ'nın şu beytinde görmemiz mümkündür:

"Yaratıkların en temizi, en safı, billur gibi, kendisine ne aşırı güneş ve ne de aşırı soğuk dokunmuştur."[121]

Kur'ân'da "tebettul"ün anlamı; Allah'dan başka her şeyden alaka ve ilgiyi kesmek, ibadetle, zikirle, meşgul olarak, kişinin kendisini O'na vermesi ve yine her çeşit meşgale ve hatıra gelen şeylerden uzaklaşmak ve böylece bütün his ve düşünceleriyle birlikte Allah'la başbaşa bulunabilmektir. Kısacası Kur'ân'da "tebettul", Allah'tan başka her türlü olgudan manevî yönden uzaklaşmak ve alakayı, ilgiyi kesmektir.[122]

Sonuç olarak bu kelime lügatta vazgeçmek, kesilmek anlamlarından alınarak, kendisini Allah'a adayan O'na tam olarak bağlanan ve böylelikle de, dünya ve onunla ilgili şeyleri terkeden kişîye verilen bir isim olmuştur. Böylelikle de bu kelime, İslâm'la yeni mana kazanan Kur'ânî bir ıstılah haline gelmiştir diyebiliriz. Muzzemmil sûresinin 73/8. âyetinde şöyle kullanılmıştır: "İbadetinde yalnız O'na yönel."[123]


16.02.2009 tarihinden beri 4599 defa okundu. Son takip: 18.04.2019 - 04:36